Dünya var olduğundan beri her toplumdan insanlar gerçeklik payı olmayan, korkuları, çaresizlikleri, eski gelenekleri gereği genellikle doğa üstü olan olaylara inanırlar . Bu inançlar batıl inançlar olarak isimlendirilir.

Azerbaycan halkının da batıl inançları yaşadıkları şehirlere, ait oldukları geleneklere göre değişmektedir.

  • Eğer bir Azerbaycanlının karşısına kedi çıkarsa, özellikle kara kedi, hemen durduğu yerde üç kez dönmesi gerekiyor;
  • İki kişinin arasından geçmek iftiraya uğrayacağınız anlamına geliyor;
  • Gece tırnak kesmek günahtır;
  • Gece aynaya bakınca delire bilirsiniz;
  • Gece dışarıya sıcak su dökme derler, çünkü Cin yavruları geceleri dışarıda oynarlarmış ve sıcak suyu onların üstüne dökebilirsiniz. Böylece ana Cin size kızabilir ve saldırır 🙂
  • Gece saç tarama derler, çünkü meleklerden biri gece yemek yaparmış ve saçların o yemeğe düşebilirmiş;
  • El parmaklarını birbirine geçirmek günahtır;
  • Azerbaycan halkı bazı diğer Türk halklarında olduğu gibi bıçağı birbirlerine verirken masaya bırakırlar, direk ele vermezler;
  • Makasın ağzı açık kalırsa o evde uğursuzluk olur;
  • Gece dikiş dikmek zorunda kalırsan eğer, ağzında küçük bir iplik tutmalısın;
  • Aynı gün evlenenler birbirleri ile 40 gün konuşmazlarmış; Aksi halde çocukları olmazmış.
  • Aynı gün bebeği olanlar da birbirleri ile 40 gün konuşmazlarmış;
  • Düğün günü gelinin ayağının altına bir tabak konulur. Eğer gelin bu tabağı kırarsa kayın validesine ‘gününü gösterecek’ anlamına geliyormuş;
  • Rüyasında ölü akrabasını gören kimse sabah kalkar kalkmaz mutlaka un helvası pişirip 7 komşuya dağıtmalı;
  • Canı un helvası çeken birisi mutlaka az da olsa helva yapmalı. İnançlara göre yapmazsa o evden ölü çıkarmış yada komşulardan biri ölürmüş;
  • Kollarını sürekli çapraz tutan kişinin işleri hep kötüye gidermiş;
  • Korkan kişinin başından kurşun dökerler ve suya dökülen kurşunun şekline göre kişinin neden korktuğu anlaşılırmış;
  • Azerilerin çoğu baş ağrısını nazarlanmak anlamında değerlendirmekte. Bu yüzden birinin başı birdenbire ağrımaya başlarsa, hemen başından bir avuç tuz ve bir tutam kurutulmuş üzerlik otu çevirerek ‘üzerliğim çatlasın, yaman gözler patlasın, ağrım, belam dökülsün, dert üstümden atlasın’ derler ve üzerlikli tuzu sıcak ateşin üzerine atarlar. Üzerlikli tuz karışımı ne kadar çok yüksek sesle patlarsa, o kadar çok nazarlanmak anlamına geliyormuş;
  • Azeriler nazardan korunmak için de kapılarına bir tutam kurutulmuş üzerlik otu asarlar;
  • Kapıya at nalı asmak uğur getiriyormuş;
  • Evde ıslık çalmak o eve yılanların gelmesine neden oluyormuş;
  • Çatlak aynaya bakmak uğursuzluğa neden oluyormuş;
  • Arka arkaya 2 adet tabak, bardak yahut cam kırılırsa, üçüncüsünü kendin kırmalısın;
  • Ayak kaşınınca yolculuk var demektir;
  • Sağ el kaşınınca para gelecek, sol el kaşınınca para gidecek demektir;
  • Sağ eli kaşınan birisi elini 3 kez öperek kafasına sürermiş;
  • Bahçesinde baykuş olan ev sahibi çok büyük kayıplar yaşayacak anlamına geliyor;
  • Azeriler bebek doğmandan önde asla bebek eşyası, giysisi ve bebeğe ait diğer hiçbir şeyi satın almazlar. Önceden hazırlık yapmak uğursuzluk olurmuş;
  • Uzağa giden birinin arkasından su dökerler;