Taşı duvarı tarih fışkıran Antalya’da havalar serinlemeye başladı mı antik kentleri ve tarihi yerleri keşfe çıkarız. Yazın nemli ve ateşli sıcağından kurtulmanın tek yolu plajlar olduğundan tarihi yerlerin keşfine son bahardan-Ekim ayının sonlarından başlarız. Gerçi Ekim ayının sonları da bayağı sıcak oluyor ama yine de Temmuz ve Ağustos’a göre serin sayılır:)

Birkaç İpucu:

  • Sabah erken çıkın.
  • Spor ayakkabısı giyin.
  • Cebinizde nakit olsun
  • Yanınıza su ve sandviç alın.
  • Cola ve tuzlu kraker unutmayın (yollar çok virajlı ve mideniz bulanırsa, işinize gelir).
  • Yollar virajlı olduğundan dikkatli sürmeniz gerekmektedir. Aniden önünüze daralmış yol çıkabilir.
  • Deponuzda yeteri kadar yakıt olduğundan emin olun.
  • Havalar sıcakken gidecekseniz, bikini ve deniz şortunuzu da giyin. Yolunuzun üzerindeki Beşkonak kanyonunda kişi başı 50 TL ödeyerek tekne gezisine çıkabilir veya rafting yapa bilirsiniz.
Beşkonak kanyonu

Selge Antik kenti Antalya şehir merkezinden 1,5-2 saat uzaklıkta, Manavgat İlçesinin Altınkaya mahallesinde, Zerk köyünde bulunmaktadır. (Harıta için tıklayın, lütfen).

Nasıl gidilir?

Eğer Antalya’da otelde kalıyorsanız, o zaman rehberinize Selge Antik Kenti’yle ilgili turlarının olup olmadığını sorun.

Kendi başınıza otobüsle gitmeye kalkışmayın, derim. Zaten Manavgat’a kadar otobüsle gitseniz bile, 1250 metreye virajlı yollarla çıka bilmeniz için mutlaka arabaya ihtiyacınız olacaktır.

Ne yapılır?

Öncelikle Antik kente gitmeniz için evden erken çıkmanız gerek. Kahvaltınızı yapıp hemen giderseniz, o zaman dönüşte Beşkonak civarındaki göl kenarı restoranlarda güzelce dinlenebilir ve lezzetli balık yemeklerinin tadına bakabilirsiniz.

Fakat eğer kahvaltınızı yaptıktan 2-3 saat sonra çıktıysanız, o zaman önce Beşkonak civarındaki restoranlarda yemek yiyin, ya da evden yanınıza sandviç tarzı atıştırmalıklar alın. Çünkü tecrübe konuşuyor 🙂

Antik kentin girişinde küçük bir market, birkaç seyyar satıcı ve bolca Alman turist sizi karşılayacaktır. Daha sonra kocaman kayalıklardan oluşan girişten geçip muhteşem tarihi ile göz dolduran Amfiteatr’ı dolaşabilirsiniz.

Pisidya Bölgesinin önemli kentlerindendir. Bağlantısı Eurymedon (Köprüçay) vadisi üzerinden Pamfilya kentleri iledir.Ticaretini Aspendos’un bu ırmak ağzındaki Limanıyla yürütürdü ve Aspendos’la kurduğu para birliği ile de ilişkiler pekişmişti. Bu doğal bağımlılık nedeniyle de M.S. 25 yılında Pamfilya eyaleti sınırları içine çekilmişti. Kuruluşu sonradan yazılan Helen destanlarında Kalchas’a bağlanır. Bir yerli Anadolu kenti olduğu gerçeği ise paralar üzerinde okunan Estlegiiys adından anlaşılır. Yöre M.Ö.547 Pers istilası öncesinde Lidya krallığına bağlı idi. M.Ö.334’de Makedonyalı İskender gelene kadar  da Pers egemenliği altında idi. İskender’e zorluk çıkarmayışının ödülünü Helenistik Devir de (M.Ö.330-M.S.30) bağımsız oluşları ile alırlar.
kaynak : https://antalya.ktb.gov.tr/TR-67572/selge.html

Çıkışta sizi karşılayan incik boncuk satıcılarından pazarlık karşılığında güzel hediyelik eşyalar almayı unutmayın. Hem anı olur, hem de sürdürülebilir turizme katkıda bulunmuş olursunuz.